<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YazBoz.org, Türkiye Güncesi &#187; Ferhat Kentel</title>
	<atom:link href="http://www.yazboz.org/category/yazarlar/ferhat-kentel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yazboz.org</link>
	<description>Türkiye, Tarih, Kültür</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Oct 2009 06:55:22 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yüzleşme&#8230;</title>
		<link>http://www.yazboz.org/2009/09/yuzlesme/</link>
		<comments>http://www.yazboz.org/2009/09/yuzlesme/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 11:44:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pinar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ferhat Kentel]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazboz.org/?p=76</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 12 Eylül&#8230;
Aklımızda tam olarak tutmamızın pek imkanı olmasa da tonlarca meşum rakamın oluk oluk döküldüğü bir kabusun yıldönümü &#8230; 
“650.000 kişi gözaltına alındı. 1.683.000 kişi fişlendi. Açılan 210.000 davada 230.000 kişi yargılandı. 71.000 kişi TCK.’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden, 98.000 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı. 23.000 kişiye 0-1 yıl, 10.700 kişiye 1-5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yazboz.org/search.php?query=&amp;topic=15"></a>Bugün 12 Eylül&#8230;</p>
<p>Aklımızda tam olarak tutmamızın pek imkanı olmasa da tonlarca meşum rakamın oluk oluk döküldüğü bir kabusun yıldönümü &#8230; <span id="more-76"></span></p>
<p>“650.000 kişi gözaltına alındı. 1.683.000 kişi fişlendi. Açılan 210.000 davada 230.000 kişi yargılandı. 71.000 kişi TCK.’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden, 98.000 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı. 23.000 kişiye 0-1 yıl, 10.700 kişiye 1-5 yıl, 6.100 kişiye 5-10 yıl, 2.390 kişiye 10-20 yıl, 939 kişiye 20 yılın üzerinde ve 630 kişiye ömür boyu hapis cezası verildi. 7.000 kişi için idam cezası istendi. 517 kişiye idam cezası verildi, idamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi, idam cezası verilenlerden 50’si asıldı. 388.000 kişiye pasaport verilmedi.</p>
<p>30.000 kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı. 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. 30.000 kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü. 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi. 14 kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi “kaçarken” vuruldu. 95 kişi çatışmada öldü. 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi. 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi. Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi. 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı. 23.677 derneğin faaliyeti durduruldu. 400 gazeteci için toplam 4.000 yıl hapis cezası istendi. 40 ton gazete ve dergi yakıldı.”</p>
<p>Çok, öyle değil mi? Çok “rakam” var&#8230; İnsanları toplulaştıran rakamlar, kanun maddelerinin rakamları, hapis müddeti rakamları, gazete, dergi, film, dernek rakamları&#8230;</p>
<p>Öyle rakamlar ki, çok ama, işte bir paragrafa sığıyor&#8230; Bu kadar çok rakam ama, kağıtlara, hele bilgisayar sayfalarına kolayca sığıyor&#8230;</p>
<p>Peki bu rakamların altında kalanlar, rakamların “özetlediği” insanlar nereye sığarlar? O insanlar nereye sığıyorlar şimdi, bugün?</p>
<p>Bu yük nasıl taşınır? Bu kadar çok rakam-insan bu yükü nasıl taşıyorlar? Üstelik bu rakamlar “o insanları” anlatmıyor; “biz insanları” anlatıyor&#8230; Bu yük bizim&#8230; Bu yükü biz taşıyoruz&#8230; Biz bu yükü nasıl taşıyoruz?</p>
<p>Ailenizden kimse yok mu o “idam edilenleri” toparlayan iki haneli “rakamın” içinde? Ailenizden kimse işkence görmedi mi? “Kuşkulu biçimde” ölmedi mi? Hapis yatmadı mı? Fişlenmedi mi, sakıncalı ilan edilip işten atılmadı mı?</p>
<p>Hayır mı? “Allah’a şükür” deyip boşuna sevinmeyin&#8230; Çünkü bu kadar çok rakam herkese bir tarafından dokunur&#8230; Hemen yakınınızda birileri var; her gün gördüğünüz bir dostunuzun ailesinde birileri var; çocuğunuzun okuldaki sıra arkadaşının ailesinde var&#8230; Onlar size değiyorlar&#8230; Değerken, rakamların altındaki bütün yükle değiyorlar&#8230;</p>
<p>Sadece 12 Eylül mü? 12 Eylül’de köşeden dönmüşsek bile, gene “rakamlarla” ifade edilen başka bir tarihte, 1915’te, 1930’larda, 1940’larda, 1955’te, 1960’ta, 1970’lerde, 1990’larda, 2000’lerde şu veya bu sıfatla, şu veya bu kimlik ya da inanç altında yaşarken gene birileri, hep birileri “rakamların” altında kaldı&#8230;</p>
<p>Biz ya da siz -ya da onlar-, “herkesin kendi rakamı kendine” derken, rakamların altındakiler travmalarıyla başetmeye çalışırken, biz “travmasız” değiliz; siz “travmasız” değilsiniz. O travma bulaşıcıdır. Rakamlarda bıraktığımız için, konuşmadığımız için, içimizi dökmediğimiz için, “benim derdim değil” dediğimiz için, “yüzleşmediğimiz” için&#8230; hep beraber hastayız&#8230;</p>
<p>Ancak çaresiz bir hastalık değil bu&#8230;</p>
<p>Türkiye’de yıllardır, yüzleşilmesi gereken her bir olayla bizzat o olayın mağdurları yüzleşmeye davet etti&#8230; Ve neredeyse imdat isteyerek yüzleşmeye davet eden her mağdur -neredeyse genel bir kural olarak- yapayalnız kaldı&#8230; Başkaları “bu benim nağduriyetim değildir” dediği için&#8230; Yani aslında herkes, bütün toplum yapayalnız kaldı&#8230;</p>
<p>Ve bugün –tam bugün, yani 12 Eylül 2007’de- bizi toplum olarak birlikte düşünmeye, birlikte “yüzleşmeye”, hastalıklarımızı birlikte iyileştirmeye çağıran insanlar bir dernek kurdular: “Yüzleşme Derneği”&#8230;</p>
<p>“Yüzleşme Derneği”, “geçmiş şurada, az ötemizde yolumuzu kesmiş” diyor&#8230; Evet, “geçmiş” geçmişte değil, hemen önümüzdeki gelecekte&#8230; Eğer geçmişle birlikte iyileşmeyi beceremezsek, geleceğimizde sıra arkadaşlarımızla, iş arkadaşlarımızla, hayat arkadaşlarımızla birbirimize hastalıklarımızı aktarmaya devam edeceğiz.</p>
<p>Marmaris’in ressam paşası hakkın rahmetine kavuşmadan yüzleşme cesareti gösterip gösteremeyeceğini; arkadaşlarıyla birlikte, idam ettikleri 17 yaşındaki Erdal Eren için “insanî” bir-iki kelime edip edemeyeceğini bilmek mümkün değil&#8230; Ama “biz” vicdanlarımızın önündeki kapıları açmaya cesaret edebilirsek, belki de en önemli adımı atmış olacağız.</p>
<p>O zaman generallere de bir şeyler anlatabileceğiz belki&#8230;</p>
<p>İşte “Yüzleşme Derneği” bunun yolunu da gösteriyor:</p>
<p>“Geçmişle, geçmişin günahlarıyla yüzleşmenin bir yargılama süreci, bir mahkûm etme ve düşmanlaştırma süreci olmadığını yeterince izah etmek zorundayız.</p>
<p>“Yüzleşmek, bir tür tedavidir; geçmişle yüzleşmek onarma ve telafi sürecidir. Yüzleşmek, kendimizle barışma, geçmişi ağır bir vebal gibi boynumuzda taşımak yerine sağlıklı bir şekilde algılama ve kendimizi anlama cesaretidir.</p>
<p>“Bu durumda sadece devleti suçlamak, her şeyi devletten beklemek, devletin derinliklerini didiklemek tek başına yeterli ve sağlıklı olmayacaktır. İğneyi kendimize de batırmayı göze almalıyız. Kendi içimizi de gün ışığına çıkarma cesareti gösterebilmeliyiz. Belki de en önemli adım bu olacaktır.</p>
<p>“Sol ve Sağ radikal örgüt içi ilişkilerede de ayna tutmak, yüzleşmek, incelenmesi gereken haksızlıklar, “infaz”lar, halka zarar veren fiiller söz konusudur. Çifte standartlardan uzak durmak, yüzleşme güç ve cesaretinin, en önemli hareket noktalarından biridir inancındayız.</p>
<p>“Amacımız kesinlikle yeni gerginlikler ve çatışmalar yaratacak süreçler başlatmak değildir.</p>
<p>“Geçmişle, tarihimizle yüzleşmeden sağlıklı bir toplum haline gelemeyeceğimizi anlatacağız insanlara. Geçmişimizle yüzleşmenin utanılacak, korkulacak bir şey olmadığına ikna edeceğiz.”</p>
<p>Evet, “Yüzleşme Derneği”, bir cesaret ve aydınlanma hareketi&#8230; Bu harekete kulak vermek bize / size yaralarımızı iyileştirmek için bir kapı açacak; rakamların altındaki boğulan uğultuları huzura erdirmek için fırsat verecek&#8230;</p>
<p>Ve Ramazan’ın –hem içinde hem dışında duranlar için- insanlara “cesaret ve aydınlanma” getirmesi ve hayırlara vesile olması dileğiyle&#8230;</p>
<p><strong>Gazetem.net</strong><br />
13/09/2007</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazboz.org/2009/09/yuzlesme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
