Posts under ‘Ters Açı’

Açılımın Suistimali

Devletin kucağı “Ana” kucağı gibidir.
Biz anamızın kucağında doyurduk karnımızı. Yürümeyi de koşmayı da o kucakta öğrendik. O kucakta ağladık, o kucakta güldük. O kucakta öğrendik konuşmayı, bağırmayı, yalvarmayı ve af dilemeyi. O kucaktı bizi tokatlayan, hata yaptıktan sonra bir daha tekrarlanmasın diye. Hatanın “hata” olduğunu o kucakta öğrendik. O kucaktı bizi okşayan, her başarımızdan sonra. [...]

Açılımın tarifi

Açılmak zor iştir. Yelkenine, kayığına, pusulana, dümenine güvenmektir açılmak. Cesaret ister açılmak. Geride bir şeyler bırakır, fırtınaya, yağmura, kara kışa açılırsın yerine göre. Risk almaktır açılmak. Ölümü bile göze almaktır başkaları ölmesin diye. Gemiyi en son terk edebilmektir açılmak.

Bu gün Türkiye için ne yaptım?

Bu gün 3 tane gazete, 5 tane foruma girdim. E-posta kutumdaki fw:fw:fw: mailleri okudum, en isyankar olanları, hiç doğruluğunu araştırmadan herkese fw ettim. Ne gerek var araştırmaya arkadaşımdan gelmiş zaten. Büyük bir sorumluluğu yerine getirdim. Forumlarda okuduğum doğruluğu %100 olan haberlere dayanarak hemen feysbuka girdim. Başladım hükümete, devlete, askere, polise sövmeye. Vatanı satan hükümet, buna [...]

SOSYAL BİLİMLERİN IRZI…

*RADİKAL gazetesinin 27/06/2004  tarihli yayınından alınmış, Türkiye’de sosyal bilimlere bakışa ilişkin Muhammed Munis tarafından kaleme alınmış bir yazı:
Artık klasikleşen görüntüleriyle bir ÖSS sınavını daha geride bıraktık. Yine, her sene olduğu gibi, sınava yakın günlerde gazetelerin “değerli” sayfalarını, adayların sınav ortasında -ne hayır gelecekse- o sınavdan rahatça çiş yapabilecekleri sınav donları, doktor reçetesi gibi talimatlar (yemeklerde [...]

Günlük Yaşamda Aleviler

BAŞLARKEN
Aleviler bu coğrafyada hep vardı. Osmanlı ile yıldızları hiç barışmamıştı. Cumhuriyet kurulduktan sonra da uzun yıllar birçok sorunla sessizce baş etmeye çalıştılar. Çok partili dönemde ‘oy deposu’ olmanın dışında sorunlarıyla yakından ilgilenen pek olmadı. 1970′lerdeki iç çatışma ortamında, Maraş katliamıyla doruğa çıkan saldırıların hedefiydiler. Göç yıllarında aktıkları kentlerde, 1980′lerin sonunda yavaş yavaş seslerini yükseltmeye [...]

Şanlı bir tarihin -renkli- balonları

Profesör İlber Ortaylı’ya göre, Osmanlı tarihiyle ilgili bir çok iddia, ‘yiğitliği korumak için’ uydurulmuş ‘palavralar’. Örneğin Ulubatlı diye biri yok, Hezarfen de uçmamış…
Türk tarihine yönelik araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. İlber Ortaylı, ‘yiğitliği korumak için’ tarihi yalanlar ortaya atıldığına dikkat çekip, popüler Türk tarihinin menkıbe (efsane, destan) ve yalanlardan arındırılıp bilimsel bir temele dayandırılması gerektiğini söyledi.