İstanbul’da, 1909′un 13 Nisan’ında patlayan ve tarihlere “31 Mart isyanı” diye geçen ayaklanma, Türkiye’nin siyasi ve sosyal yapısında çok önemli deÄŸiÅŸiklikler yarattı. İsyanı bastıran Hareket Ordusu ile beraber İstanbul’a gelenler, daha sonra Türkiye’nin kaderinde çok önemli roller aldılar. Bugünün CHP’si ile de, 31 Mart’tan sonra güçlenen İttihad ve Terakki Partisi arasında çok yakın bir iliÅŸki vardır..
Â
31Mart isyanı, Türkiye’nin siyasi ve sosyal yapısında çok önemli deÄŸiÅŸiklikler yarattı. Yönetici kadrolar farklı sınıflardan gelenlerin eline geçti. Ülkenin kaderinde o zamana kadar tek söz sahibi olan saray ve Bâbıâlyerini birkaç sene içerisinde siyasi bir parti, İttihad ve Terakki aldı. Ordu, politikanın tam içerisine girdi ve bütün bu deÄŸiÅŸiklikler Türkiye’nin geleceÄŸini baÅŸtan aÅŸağı etkiledi.
HÜKÜMETİ BASTILAR
Birkaç örnek vereyim: ayaklanmanın bastırılmasından ve Abdülhamid’in tahttan indirilmesinden sonra iktidara birbiri ardınca zayıf kabineler geldi ama asıl güç resmen deÄŸilse bile fiilen İttihad ve Terakki’nin elinde, ordu ve polis de partinin kontrolündeydi. Asker herÅŸeyiyle politikanın içine girmiÅŸti fakat cephelerde durum tam tersiydi. Libya İtalyan iÅŸgaline uÄŸramış, Balkan Savaşı Rumeli’nin tamamını götürmüş, Edirne bile Bulgarların olmuÅŸ, Ege Adaları Avrupa devletlerinin idaresine bırakılmıştı. Hayat pahalılığı dayanılmaz haldeydi. İmparatorluk baÅŸkentindeki bu tatsız tablo, 1913′ün 23 Ocak günü tarihlere Babıali baskını diye geçen olayla baÅŸtanbaÅŸa deÄŸiÅŸti. Ama deÄŸiÅŸiklik kanlı oldu, akan kan sonraları daha da arttı, devletin dünya savaşına sürüklenip savaşın milyonların canına mâlolmasıyla neticelendi. Hükümet 23 Ocak günü Babıali’de her zamanki gibi gene toplantı halindeydi ve Edirne’nin geleceÄŸi tartışılıyordu. Beyaz ata binmiÅŸ genç bir subayın, sonraları Enver PaÅŸa diye tanınacak olan Enver Bey’in, 200 kiÅŸilik bir grupla binaya yaklaÅŸmakta olduÄŸunu kimseler farkedemedi. Babıali’yi korumakla görevli olan muhafız bölüğü önceden elde edilmiÅŸ ve binadan çoktan uzaklaÅŸmıştı. Etrafı bir anda “YaÅŸasın millet! YaÅŸasın Enver” sadâları kapladı.
TABANCAYI DAYADI
Enver Bey, arkadaÅŸlarıyla binaya girdi. Dış sofada kendilerini durdurmak isteyenlerle aralarında çatışma çıktı ve on kiÅŸi can verdi. Silâh seslerini duyan zamanın Harbiye Nazırı Nâzım PaÅŸa toplantı salonundan çıktı, baskıncıların üzerine yürüyüp “P…ler” diye bir söz etti ve o da üç kurÅŸun yiyip yere yıkıldı. Enver ve Talât Beyler, Sadrazam Kâmil PaÅŸa’nın odasına girip istifasını istediler. 84 yaşındaki sadrazam bin dereden su getirip direnmeye çalıştı ama Enver Bey’in alnına tabancasını dayaması üzerine yazı masasının çekmecesinden bir kâğıt çekip istifasını yazdı.
ASKERLER İKTİDARDA
İstifayı hemen Dolmabahçe Sarayı’na, Sultan ReÅŸad’a götüren Enver Bey, “Hayırlı olsun” demekle yetinen yaÅŸlı padiÅŸahın elinden yeni sadrazamın Mahmud Åževket PaÅŸa olduÄŸuna dair bir ferman alıp Babıali’ye döndü. Ama, Mahmud Åževket PaÅŸa da birkaç ay sonra suikaste kurban gitti devlet herÅŸeyiyle İttihad ve Terakki’nin eline geçti, iki sene sonra patlayan dünya savaşı da imparatorluÄŸu aldı, götürdü… Türkiye’nin geleceÄŸinde çok önemli roller alan bu kiÅŸilerin tamamı, İstanbul’a 31 Mart isyanından sonra Hareket Ordusu ile gelmiÅŸlerdi ve bu ordunun ilk kumandanının o zaman yüzbaşı rütbesini taşıyan ve gelecekte ülkenin kaderine tek başına hâkim olacak bir kurmay baÅŸkanı vardı: Mustafa Kemal.
Sabah, Ekim 2007.
Yorum yok “Askerin siyasete yerleÅŸmesi 31 Mart isyanıyla baÅŸladı”
Yorum yap , fikrini payla?!