Açılımın Suistimali

Devletin kucağı “Ana” kucağı gibidir.

Biz anamızın kucağında doyurduk karnımızı. Yürümeyi de koşmayı da o kucakta öğrendik. O kucakta ağladık, o kucakta güldük. O kucakta öğrendik konuşmayı, bağırmayı, yalvarmayı ve af dilemeyi. O kucaktı bizi tokatlayan, hata yaptıktan sonra bir daha tekrarlanmasın diye. Hatanın “hata” olduğunu o kucakta öğrendik. O kucaktı bizi okşayan, her başarımızdan sonra. Başarının “güzel” bir şey olduğunu ve güzelin de “güzel” olduğunu o kucakta öğrendik. Merhameti ve merhamet etmeyi o kucakta öğrendik.

Şimdi o gözü yaşlı, bağrı taşlı anamız; açmış kucağını tüm evlatlarına bekliyor. Bir daha ağlamamak ve ağlatmamak için. Kimse bağrına taş basmak zorunda kalmasın, kimsenin içi kan ağlamasın diye…

Bağrını açmış kucaklamak istiyor evlatlarını Anamız. O bağra bıçak saplamaya çalışmayın lütfen. O Anaya ihanet etmeyin lütfen. Onun kucağı hepimize yetecek kadar geniş. Eski günlerdeki gibi birimiz sağ kolunda ötekimiz sol kolunda anamızın, güven içinde duralım.

Sinirlendirmeyin Anamızı. Benim bildiğim Anamızın gazabı çok şiddetlidir. Suistimali affetmez. Gerekirse 20 yıl daha bağrına taş basar ve bu problemi başka yollarla halleder.

Mehmet Yasir Herdem

Yorum yok “Açılımın Suistimali”

Yorum yap , fikrini payla?!